Senelerdir takip ediyorum ödül kazanan tırmanışları ama hiç oturup da kim, nasıl verir bu ödülü, nedir kriterleri diye düşünmemiştim. Bir fırsat bulduğumda da bu kısa araştırmayı yaptım internetten.
Ödül 1991'den beri Fransız Montagnes dağcılık/tırmanış dergisi ve Groupe Militaire de Haute Montagne isminde (anlayabildiğim kadarıyla) Fransız ordusu ile bağlantılı bir dağcılık örgütü tarafından ortaklaşa veriliyor. Birkaç yıl öncesine kadar bu iki kurum ağırlıklı oluşan bir kurul tarafından yapılan ödül seçimleri ara ara büyük tartışmalara da yol açmış. Tartışmaların temelinde dağcılık ve alpin tırmanışında başarının nasıl değerlendirileceği geliyor. Çok zor bir duvarın sabit hatlar yardımı ile çıkılması mı yoksa daha az zorlukta bir rotanın küçük bir ekip ve alpin teknik ile tırmanılması mı? Benim gönlüm ikinciden yana :)
Tahmin edebileceğiniz üzere, bazı seneler tartışmalar o kadar hararetli ki ünlü tırmanıcılar yaptıkları sıkı çıkışları adaylıktan çekmişler. Mesela 2005 yılındaki ödülün Rusların Jannu Kuzey çıkışına verilmesi sonraki sene Rolando Garibotti'nin Cerro Torre üzerindeki ilk çıkışını adaylıktan çekmesine neden olmuş. Ki bu çıkış ile Garibotti ve arkadaşları Maestri'nin ünlü (ve bir o kadar da tartışmaya açık) Kompresör rotasını tamamlamadığını da kanıtlamışlardı.
Yukarda bahsettiğim haklı nedenler yüzünden organizasyon komitesi 2008 yarışmasını iptal ederek 2009 senesine dağcılık gelenekleri ile daha çok bağdaştığını düşündüğüm bir ödüllendirme prosedürüne başladılar. Bu sene tırmanışları stil, rotanın keşif değeri, çevreye saygı, ekibin tırmanışa adanmışlığı ('commitment' ve 'self-sufficiency') ve minimal malzeme kullanımı yönlerinden değerlendirmeye alan jüri üyeleri altı finalist arasından üç tırmanışı ödüle layık gördü:
> Keşif kategorisinde Samurai Direct (1800m, W1 5+, Hiraide ve Taniguchi - Kamet Güneydoğu Yüzü, 7756m, Hindistan)
> Adanmışlık kategorisinde Bushido (1800m, M5+, Ichimura, Sato ve Amano - Kalanka Kuzey Yüzü, 6931m, Hindistan)
> Teknik zorluk kategorisinde Checkmate (2000m, M7+, W15, 5.10, A0, Steck ve Anthametten - Tengkampoche Kuzey Yüzü, 6500m, Nepal)
Dikkatimi çeken nokta ise şu oldu, yukarıdaki ilk iki ödülle beraber altı finalistin dördü Japon ekiplerin tırmanışları. Önümüzdeki yıllarda bu ekiplerin yeni başarılarını epeyce okuyacağız sanırım.
Salı, Temmuz 07, 2009
Pazar, Temmuz 05, 2009
Tırmanmaya adam mı yok? Sosyal ağları dene!
Ankara'dan ayrıldıktan sonra tırmanış için arkadaş bulmak ne kadar zormuş onu öğrendim. Okuldayken birilerinin o haftasonu tırmanıyor olduğunu bilirdim mutlaka. Arkadaşlarla geçirilen güzel bir tırmanış haftasonu, arkadasında da Pazar akşamı soğuk bira... Haftaya başlamanın bundan güzeli mi var?
Amerika'ya geldiğimde önce bir bocalama dönemi yaşadım haliyle. Kimseyi tanımıyorum, ipe ne kadar hakimler bilemiyorum. Türkiye'de böyle öğrenmedim ki ben! Yıllarca beraber eğitim aldığım insanlar dışında kimseyle tırmanmaşım daha...
Sonra sonra, artık Türkiyede de yaygınlaşan, tırmanış e-listelerini kullanmaya başladım partner bulmak için. Burda epeyce yaygın bu durum. Listeye "bu haftasonu XXX vadisine gitmek istiyorum, tırmanış malzemelerim, ipim ve arabam var, şu zorlukta, şu tür rotalara girmek istiyorum" diye bir mesaj atıyorsunuz. Birileri mutlaka cevap veriyor. Başta tedirgin oluyordum bu durumdan. Hala da biraz tedirgin oluyorum, ama gidip gelen birkaç e-postadan sonra karşınızdakinin ne kadar tırmandığını anlayabiliyorsunuz. Yine de alakasız ve hatta beraber tırmanmanın tehlikeli olacağı insanlarla da partner olmak durumunda kaldığım oldu.
E-listelere bir alternatif de Türkiye'de artık epeyce kullanılan 'sosyal ağlar' (social networking) olabilir. Yeni gördüğüm ClimbFind.com isimli bir site dağcılık/tırmanış odaklı sosyal ağlara bir örnek. İleri seviyelerdeki tırmanıcılar için değil belki, ama yeni başlayan ya da tekrardan tırmanışa ısınmak isteyenler için ideal bir iletişim platformu bu sosyal ağlar.
ClimbFind.com kadar partner bulmaya yönelik olmasa da aklıma gelen diğer sosyal ağları şunlar: RockClimbing.com ve 8a.nu
Tabi aklıma gelen diğer soru da bu tür tırmanış partneri bulma yöntemlerinin Türkiyede ne kadar yaygınlaşacağı...
Amerika'ya geldiğimde önce bir bocalama dönemi yaşadım haliyle. Kimseyi tanımıyorum, ipe ne kadar hakimler bilemiyorum. Türkiye'de böyle öğrenmedim ki ben! Yıllarca beraber eğitim aldığım insanlar dışında kimseyle tırmanmaşım daha...
Sonra sonra, artık Türkiyede de yaygınlaşan, tırmanış e-listelerini kullanmaya başladım partner bulmak için. Burda epeyce yaygın bu durum. Listeye "bu haftasonu XXX vadisine gitmek istiyorum, tırmanış malzemelerim, ipim ve arabam var, şu zorlukta, şu tür rotalara girmek istiyorum" diye bir mesaj atıyorsunuz. Birileri mutlaka cevap veriyor. Başta tedirgin oluyordum bu durumdan. Hala da biraz tedirgin oluyorum, ama gidip gelen birkaç e-postadan sonra karşınızdakinin ne kadar tırmandığını anlayabiliyorsunuz. Yine de alakasız ve hatta beraber tırmanmanın tehlikeli olacağı insanlarla da partner olmak durumunda kaldığım oldu.
E-listelere bir alternatif de Türkiye'de artık epeyce kullanılan 'sosyal ağlar' (social networking) olabilir. Yeni gördüğüm ClimbFind.com isimli bir site dağcılık/tırmanış odaklı sosyal ağlara bir örnek. İleri seviyelerdeki tırmanıcılar için değil belki, ama yeni başlayan ya da tekrardan tırmanışa ısınmak isteyenler için ideal bir iletişim platformu bu sosyal ağlar.
ClimbFind.com kadar partner bulmaya yönelik olmasa da aklıma gelen diğer sosyal ağları şunlar: RockClimbing.com ve 8a.nu
Tabi aklıma gelen diğer soru da bu tür tırmanış partneri bulma yöntemlerinin Türkiyede ne kadar yaygınlaşacağı...
Kategori:
Haber
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)