Ankara'dan ayrıldıktan sonra tırmanış için arkadaş bulmak ne kadar zormuş onu öğrendim. Okuldayken birilerinin o haftasonu tırmanıyor olduğunu bilirdim mutlaka. Arkadaşlarla geçirilen güzel bir tırmanış haftasonu, arkadasında da Pazar akşamı soğuk bira... Haftaya başlamanın bundan güzeli mi var?
Amerika'ya geldiğimde önce bir bocalama dönemi yaşadım haliyle. Kimseyi tanımıyorum, ipe ne kadar hakimler bilemiyorum. Türkiye'de böyle öğrenmedim ki ben! Yıllarca beraber eğitim aldığım insanlar dışında kimseyle tırmanmaşım daha...
Sonra sonra, artık Türkiyede de yaygınlaşan, tırmanış e-listelerini kullanmaya başladım partner bulmak için. Burda epeyce yaygın bu durum. Listeye "bu haftasonu XXX vadisine gitmek istiyorum, tırmanış malzemelerim, ipim ve arabam var, şu zorlukta, şu tür rotalara girmek istiyorum" diye bir mesaj atıyorsunuz. Birileri mutlaka cevap veriyor. Başta tedirgin oluyordum bu durumdan. Hala da biraz tedirgin oluyorum, ama gidip gelen birkaç e-postadan sonra karşınızdakinin ne kadar tırmandığını anlayabiliyorsunuz. Yine de alakasız ve hatta beraber tırmanmanın tehlikeli olacağı insanlarla da partner olmak durumunda kaldığım oldu.
E-listelere bir alternatif de Türkiye'de artık epeyce kullanılan 'sosyal ağlar' (social networking) olabilir. Yeni gördüğüm ClimbFind.com isimli bir site dağcılık/tırmanış odaklı sosyal ağlara bir örnek. İleri seviyelerdeki tırmanıcılar için değil belki, ama yeni başlayan ya da tekrardan tırmanışa ısınmak isteyenler için ideal bir iletişim platformu bu sosyal ağlar.
ClimbFind.com kadar partner bulmaya yönelik olmasa da aklıma gelen diğer sosyal ağları şunlar: RockClimbing.com ve 8a.nu
Tabi aklıma gelen diğer soru da bu tür tırmanış partneri bulma yöntemlerinin Türkiyede ne kadar yaygınlaşacağı...
Pazar, Temmuz 05, 2009
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlayınız