Cumartesi, Ağustos 27, 2011

Yaz tatili: Bulgaristan ve Chamonix

Epeydir uzun bir tatil almak niyetim vardı. Bu sene iş değiştirme bahanesi ile Ani'yi de kandırıp Türkiye, Bulgaristan ve Fransa duraklı güzel bir tatil yaptık. Türkiye'de daha çok annemin dizi dibinden ayrılamadık haliyle, ama Bulgaristan'da Anilerin ailesiye beraber ve Chamonix, Fransa'da ikimiz güzel yürüyüşler yaptık.

Ani'nin ailesi eski okul arkadaşları ile beraber uzun yürüyüş etkinlikleri düzenliyor yazları Bulgaristan dağlarında. Bu senenin rotası Balkan Dağlarında, Uzana dağevinden başlayıp Doğuda Himik'e beş günlük bir yürüyüş olacaktı. Fakat başta güzel olan hava son iki gün bozunca Himik yerine turistik bir kasaba olan Tryavna'ya gittik.

Komunist sistemde kurulmuş olan 'hija' dedikleri dağevlerinde kaldığımız etkinlik benim için değişik bir tecrübe oldu. Hijalar çok konforlu değiller, ama temiz bir yatak ve bir manga adamı besleyebilecek mutfak sağladıkları için etkinlik lojistiği nistepen kolaylaşmış oluyor. Kamp yükü olmadığı için de, sene içinde hiç antrenman yapmamış olsalar bile, yaşlısı genci herkes çok yorulmadan dağ havası koklayabiliyor. Pek beğendim açıkçası bu sistemi. Komunist dönemdeki trafik kalmadığı için dağevlerinin bazıları biraz harap durumda, ama umuyorum hijalar daha uzun seneler insanlara barınak olmaya devam edebilir.

Rotalar:
- İlk gün Uzana dağevinden Peak Ispolin'e koşu
- Son gün Trayvna'dan Bojentzi'ye yürüyüş

Tatilimizin son ayağı Fransa'ydı. İlk üç günü dağcılığın Mekke'si diyebileceğim Chamonix'de geçirip sonra Marsilya'ya geçtik. Chamonix sırtını Avrupa'nın çatısı sayılan Mont Blanc dağına dayamış sevimli bir şehir. Vadi içinde yapılaşma biraz fazla olsa da dağ manzarası ve güzel evleri ile göze hoş geliyor. Esas kalabalığın kışın kayak yapmaya geldiğini öğrenince biraz teselli bulduk tabi yazın orada olduğumuz için. Yine de otel odanızda pencereyi açıp genziniz egsoz dumanı ile yanarken dağlara bakmak ilginç bir tecrübe, iyi mi kötü mü bilemedim.

Her türlü doğa sporu yapılıyor Chamonix'de. Yazın daha çok yürüyüş ve dağcılık ön planda olsa da kayak liftleri sayesinde dağ bisikletçileri ve yamaç paraşütçüleri de dağların keyfini çıkarıyorlar. Chamonix dağcılığın merkezi derken de hiç abartmıyorum. Herhangi bir sabah, bir kafede kahvelerinizi yudumlarken, otellerinden yeni çıkmış sırt çantaları ve teknik malzemeleri ile teleferiklerin yolunu tutan onlarca insan görebilirsiniz.

İlk gün vadinin kuzeyinde Mont Blanc manzarası ile uzun bir yürüyüş yaptık. La Flegere teleferik istasyonundan başlayıp önce Lac Blanc (Beyaz Göl) sonra Grand Balcon Sud rotası üzerinden Planpraz teleferik istasyonuna yürüdük. Öğleden sonra geç bir saatte Planpraz'a ulaşınca yolu daha uzatmayıp yürüyerek Chamonix'e indik. İkinci gün vadinin güneyinde Mer de Glace buzulunu yukarıdan gören Montenvers oteline yürüyüp, vadiye trenle döndük.

Çok güzel bir yer olmasına rağmen Chamonix'ye bir daha gider miyim bilmiyorum, dağ manzaralarıyla beraber kalabalık ve egsoz kokusu kesinlikle keyif vermedi. Yürümek için değil ama klasik dağ rotalarından birkaçını tırmanmak için tekrardan gidebilirim belki.

Rotalar:
- Birinci gün Lac Blanc ve Planpraz
- İkinci gün Montenvers

Fotoğraflar için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlayınız