Cuma, Ağustos 06, 2010

Clyde Minaret


Uzun süredir gerçek anlamda bir dağ etkinliği yapamamıştım. Rotaya ulaşmanın zorluğu, ekstradan alınacak izin günü, kendini hazır hissetmemek ve herşeyden öncesi benzer projelerle ilgilenecek partner bulamamak gibi bilimum bahaneyle dağlara gidemez oldum. Bu kısır döngüyü geçtiğimiz haftasonu (30 Temmuz - 1 Ağustos, 2010) kırabildim (hadi ara verdim diyeyim); birkaç hafta önce Tuolumne Meadows'da tırmandığım arkadaşım Dan'in gazı ile Mammoth Lakes yakınlarındaki Ritter Range bölgesinde yer alan Clyde Minaret'in (12281 ft, 3743 m) Güneydoğu duvarını tırmandık (IV 5.10a, 14 ip).

Perşembe akşamı Bay Area'dan çıktık, geceyi Yosemite Milli Parkının girişinde yol kenarında geçirdik. Sabah Lee Vining Mobil istasyonundaki kahvaltı molasından sonra 9 gibi Mammoth Lakes ormancı istasyonuna vardık (ranger station); Dağ Inyo Milli Ormanında yer aldığı için kamp izni almamız gerekiyordu.

Mammoth Lakes daha çok kış sporları merkezi olarak tanınıyor. Dolayısıyla liftlerinden otellerine dağlara pek yakıştıramadığım bir yapılanma var bu bölgede (kayakçılar kızmasın). Normalde yazları boş duran bu düzen, akıllı girişimciler sayesınde kendine yeni bir hedef kitle bulmuş: dağ bisikleti. Kışın kayılan parkularda yazları dağ bisikletliler iniş yapıyor. Hiç bu kadar çok dağ bisikletini bir arada görmemiştim. Dolayısıyla kalabalık yaz kış eksik olmuyor buradan. Bu duruma kızsam da doğaya yapılan etkiyi azaltmak için gösterdikleri çabayı da takdir etmeden geçemiyorum. Yürüyüşe başlayacağımız noktaya ulaşmak için zorunlu ring servisini kullandık.

Dağ etkinliği anlatacam derken konu dışına çıktım, uzatmadan Clyde minaresine döneyim. Yürüyüşe Mammoth Lakes'in batısındaki Devil's Postpile National Monument'dan başladık. 5 saatlik hafif eğimde güzel bir yürüyüşten sonra kampı Minaret Gölü kıyısına attık. Kamp dedim ama hem az yük olsun hem de hava durumu iyi diyerek yanımızda çadır getirmedik. Bu anlamda mantıklı gibi görünen bu karar bol yağışlı geçen 2010 senesinin dağlara katkısı sivrisinekler yüzünden pişman etti beni. Çok güzel bir gölün kıyısında sarp dağların eteğinde olan bir kampın bu kadar keyifsiz geçmesi çok üzücü, ama affetmedi sivriler...

Cuma akşamı hazırlıklarımızı yapıp erkenden yattık. Cumartesi sabahı 5'te kalkıp 6:20'de yürümeye başladık. Cecile gölünü geçip 8'e doğru rotaya vardık ve 8:30'da ilk ipe lider girdim. Başta biraz rota bulmakta zorlanıp yavaş ilerlesek de, rotanın yarısını geçtikten (ve geceyi duvarda geçirme riski ciddileştikten) sonra daha hızlı tırmanmaya başladık. Yaklaşık 6 suları 11. ip ile rotanın teknik kısmını bitirip zirve sırtını yakaladık. 3 kolay ip boyundan sonra 7:30'da zirvedeydik.

Bendeki kaynak kitap daha uzaktaki bir iniş rotasını öneriyordu. Fakat 10 sene önce bu rotayı çıkmış (ve geceyi duvarda geçirmek zorunda kalmış) Dan ise daha yakında fakat ip inişi gerektiren bir kulvardan (Ken-Clyde Couloir) inebiliriz dedi, hay hay kamp yerine erken varalım da... Böyle diyerek gördüğüm en çirkin inişlerden birine başladık. 5 ip inişinden ve düşen bolca taştan sonra dar kulvarın çarşak kısmına ulaştık. Ama ne çarşak, hiç bir kaya bloğu yerinde durmuyor, en ufak bir dokunuşla beraber kaymaya başlıyordu. Düşe kalka bir inişten sonra gece 1'e doğru Cecile Lake'e, 2'ye doğru aç ve susuz bir şekilde kampa vardık: Hello Mosquitos!

Yorgunluktan sızlayan bacaklar ve sivrisinek vızıltılarıyla rahatsız bir uyku uyuduk. Sabah 8 gibi kalkıp zafer kahvaltımızı bile edemeden dönüşe başladık. 4 saatlik yürüyüş, ring servisi, otobanda 6 saatlik dönüş derken haftasonunu yorgun ama keyifli bitirdik.

EKLEME (9 Ağustos 2010): Fotoları koymayı unutmuşum.

Pazartesi, Temmuz 12, 2010

Tuolumne Meadows


Tırmanış salonundan bir arkadaşım sayesinde tanıştığım Dan ile geçen haftasonu Tuolumne Meadows'a tırmanmaya gittik. Yola 9 Temmuz Cuma akşamı çıkıp, geceyi Yosemite Milli Parkının hemen dışında yol kenarında uyuyarak geçirdik. Tuolumne Yosemite Vadisinin kuzeyinde yaklaşık 2000m irtifada bir dağlık bölge. Yazın tırmanıcılar vadinin sıcağından kaçıp burada tırmanıyorlar.

Dan buralarda sıkça gördüğüm kulağı kesik tırmanıcı tanımına çok uyan, yaşı geçkin ama ruhu genç bir tırmanıcı. Yaşını sormaya utandım ama 'ilk tırmanmaya başladığımda daha Friend'ler yoktu' demesi yaklaşık bir fikir verdi bana :)

İkimizin de bu yaz ilk Tuolumne haftasonumuz olduğu için Cumartesi ilk rotamızı Tenaya gölü kıyasındaki Stately Pleasure Dome üzerinde South Crack (5.8, 5 ip) olarak seçtik. Öğleden sonra biraz daha doğuda kalan Daff Dome'a geçtik ve burada Bombs over Tokyo'nun ilk ipini (5.10c) ve bir başka klasik olan West Crack'i (5.9, 4 ip) çıktık. Dolu geçen günümüzü Milli Parkın doğu girişinde, Hwy 120 ve Hwy 395 kesişiminde yer alan ünlü Mobil istasyonunda bira ve lezzetli yemekler ile taçlandırdık. Normalde dağda kamp yemeği tercih etsem de ıssızlığın ortasındaki bu dünyaca ünlü restoranın lezzetli yemeklerine hayır diyemiyorum.

Geceyi Tuolumne Meadows'daki kamp yerinde geçirdik. Sabah ilk işimiz Tuolumne Meadows'daki tek lüks olan kafeteryadan aldığımız kahveleri diğer kulağı kesik (ya da 'badass' mi demeliyim?) tırmanıcılar ile beraber park yerinde yudumlamak oldu. 50'li yaşlarını aşmış kadınlı erkekli bu insanlar bölgedeki binlerce rotayı tek tek çıkmış, hala da yeni rota açmaya çalışan, rahatlıkla 'tırmanmak için yaşıyor' diyebileceğim insanlar. Amerikadaki bazı insanların sevdikleri bir uğraşa adanmışlıkları beni şaşırtıyor doğrusu. Nerde ÖSS/ÖYS ile yo(ğ)rulmuş, hayat ve gelecek kaygısı ile kendini çalışmaya vermiş memleketim insanı nerde bu adamlar demekten kendimi alamıyorum. Peki ya kahvehanelerde kaybolan gençliklere ne demeli bilmiyorum. Daha fazla konu-dışı olmadan susayım bari...

Pazar sabahı kahvelerimizi yudumlarken, park korucuları (ranger) bir kamyonet ile getirdikleri kahveleri dağıtmaya başladılar park yerinde. 'Sunday morning coffee with rangers' hem Yosemite Vadisinde hem de Tuolumne Meadows'da senelerdir sürdürülegelen bir gelenekmiş. Korucular o haftanın önemli olaylarını, dikkat edilmesi gereken noktaları çoğunluğu tırmanıcıların oluşturduğu bir grup ile tartışıyorlar. Kahve bahanesi ile dağları paylaşan insanların sosyalleşmesi ve fikir alışverişinde olması hoşuma gitti açıkçası.

Pazar sabahı aylaklıklarından sonra hedefimizi Lembert Dome'un üzerindeki Direct Northwest Face (5.10c) rotası olarak seçtik. Sırasıyla 5.9 ve 5.10a olan ilk iki ipi ben çıktım, rotanın kilidi olan üçüncü ipi ise Dan çıktı. 2 gibi rotayı bitirip dükkandan aldığımız biralar ile manzara eşliğinde haftasonunu kutlayıp eve doğru yola koyulduk. Etkinlik fotoları burada.

Salı, Temmuz 06, 2010

Lover's Leap'te tırmanış

Yıllardır adını duyuyorum ama bir türlü fırsat bulup da gidememiştim. Pazartesi tatildi burada (ABD'nin İngilizlerden kurtuluş yıldönümü diyebiliriz :).

Haftasonu dinlendiğimiz için Pazartesi'ye erkenden başladık tırmanış arkadaşım Adan ile. Sabah 6:30 gibi Bay Area'dan çıkıp 10 gibi Tahoe Gölü'nün güneyinde kalan Lover's Leap tırmanış bölgesine vardık. NFS (orman bakanlığı) işletmesinde şirin bir kamp yeri ve arkasında 10-15 dakikalık mesafede 3-4 iplik rotaların olduğu güzel bir bölgeymiş burası, çok sayıda orta dereceli rotasıyla sezona ısınmak için ideal bir yer.

Preparation H (5.8), Haystack (5.8, 3 ip) ve The Line (5.9, 3 ip) isimli rotaları çıktık. Fotolar burada. Verimli geçen günü 7:30 gibi bitirip 11'de eve döndük.

Pazartesi, Haziran 28, 2010

Pat & Jack Pinnacle


26 Haziran Cumartesi sabahı Palo Alto'dan yola çıktık ve 10:30 gibi Yosemite vadisine vardık. Bu seferki tırmanış arkadaşım Tim.

İlk olarak Pat and Jack Pinnacle isimli bölgede Golden Needles (5.8, 2 ip) rotasını çıktık. Nispeten alçakta kaldığı ve yola yakın olduğu için daha çok kışın tercih edilen bir bölge burası, bütün gün de tek başımızaydık zaten. İkinci olarak Suds isimli tek ip boyluk bir rotayı çıktık (5.9) ve aynı istasyonu kullanarak bir solda ismini bilmediğimiz başka bir rotayı da üsten emniyetli çıktık. Birisi ara emniyet istasyonu olmak üzere rotada 13 bolt var, tahminimce 5.10b derecesi. Fotolar burada.

Erken başladığımız günü Curry Village'da pizza ve bira eşliğinde taçlandırmaya karar verdik. Vakitlice geldiğimiz için adını hep duyduğum ama bir türlü fırsat bulup da gezemediğim Yosemite Mountain Store'a da uğradık. İnternette görmeye alıştığımız türden bir geniş bir malzeme seçkileri var, vadideki tırmanıcı yoğunluğu düşünüldüğünde nedeni anlaşılıyor tabi.

Pazar sabahtan Commitment (5.9, 3 ip) adlı rotayı çıktık, ama sıcakta pek keyifsiz oldu. Birkaç tane daha kısa rota çıkma planımız vardı ama sıcak yüzünden erken döndük eve.

Pazartesi, Haziran 21, 2010

Yosemite Point yürüyüş ve koşusu


Bir önceki vadiye gelişimizde bir arkadaşımız Yosemite Point'e giden patikada kaza geçirmişti ve ilk müdahaleyi vadi tabanından koşarak yukarı çıkan bir sağlık görevlisi yapmıştı. O zamandan beri aklıma yerleşen Yosemite Pt'e koşma hevesimi 19 Haziran 2010 Cumartesi öğleden sonra gerçekleştirdim. 2:30 gibi Camp 4'dan başladığım koşu + yürüyüşü 1 saat 16 dakka sonra Yosemite Pt'te tamamladım. Eğim o kadar dikti ki, çıkarken koşmaktan çok yürümüş oldum. Molalarla beraber 2:51'de rotayı bitirmiş oldum, GPS 1400m'den fazla yükseklik farkı ve 7.2 mil mesafe diyor ama haritada mesafe 8.4 mil diye görünüyor. Rotanın dikliğini aşmak için yapılmış zikzaklı patikada aletin şaşırdığını varsayıyorum. Fotalar ve GPS bilgileri için tıklayabilirsiniz.

Pazartesi, Haziran 07, 2010

Windy Hill'de koşu

6 Haziran Pazar akşamüzeri Palo Alto yakınlarındaki Windy Hill Open Preseserve'de güzel bir koşu yaptık Ani'yle. Rota burada, GPS toplam 9.91 mil / 1 saat 45 dakika / 1845 ft irtifa dedi. Güzel bir eğimde çıkıp inen bir tur attık ağaçların altında. Bu kadar yakınımızdaki bu güzel rotayı ancak bu sene keşfettik, ama daha şimdiden iki defa koşmuş olduk, geç olsun da güç olmasın ;)

Pazartesi, Mayıs 17, 2010

Geleneksel tırmanış (2) -- Malzeme düzeni (devam)

Biraz geç kaldım geleneksel tırmanış yazı dizime ama kusura bakmayın artık. Araya uzun bir kış girdi, tırmanamadıkça yazma motivasyonunum da azalmıştı, ama uzatmadan sonuçlandıracağım bu sefer diziyi. Malzeme düzeni fotolarını buraya koymuştum.

Amerika'ya geldiğimden beri her seferinde ayrı biriyle tırmanıyorum. Arabayla gidildiği için etkinliklere, genelde tırmanış partnerlerimin de benim de setlerimiz yanımızda oluyor. Bir gün birimizin seti ve öbürümüzün ipi ile tırmanıyoruz, sonraki gün de tersi ('distribute the damage').

Bu sürecin bende birkaç etkisi oldu. Birincisi alışık olmadığım set ile tırmanmayı öğrenmek. Setler çok farklı olmuyor genelde. Rotaya girmeden arkadaşınızın setini kendi düzeninize sokuyorsunuz ama tam olmuyor. 'Hangisiydi o ufak yaylı takoz' diye stresle aranmak çok da eğlenceli olmuyor bazen.

İkincisi de ortak malzemeler ile kişisel malzemeler arasında çok kesin bir fark oluştu kafamda. Koşumu kaskı saymadan kişisel dediklerim şunlar:
- istasyon bağı ve kilitlisi
- emniyet kilitlisi ve emniyet malzemesi (ATC mesela)
- emniyet istasyon sistemim (kurdela) ve 3-4 kilitli
- bir karabinaya takılı nutkey, 2-3 prüsik ipi,
- 1-2 adet gerekirse inişte bırakmak için açık perlon bant ve iniş halkası
- 1-2 adet uzun hazır kapali perlon bant

Yukardaki malzemeler tırmanış sırasında karşılaşılan en temel senaryoları içeriyor. Neyin ne zaman gerekeceği belli aslında, ben lafı gereksiz uzatmayayım. Önemli olduğunu düşündüğüm noktalara değineceğim. İstasyon bağım koşumumun bacak ve karın halkalarından beraber geçecek şekilde her zaman üzerimde olur. İp boyum bittiğinde ilk işim bir malzeme atmak (ya da boltlu istasyonsa bir ekspres takmak) ve ipimi karabinadan geçirip (clip) artçımın emniyetinde istasyonu hazırlamak olur. İstasyon malzemelerini yerleştirince, noktalardan birine istasyon bağım ile, ana bağlantı noktasına da tam kazık ile bağlanırım. Uzun perlonlar hem istasyon kurarken alternatif oluştursunlar hem de gerektiğinde ikinci bir istasyon bağı olsun diye yanımdalar; özellikle iniş sırasında ipten çıkıldığında en az iki noktadan bağlı olma kuralına uyabilmek için.

Sonuçta iki tırmanıcı da sırasıyla lider gideceği için, her lider sırası geldiğinde kişisel malzemeleri ile bildiği/sevdiği istasyonunu kurabilir. Bu düzende tırmanıldığında istasyonda değişilen sadece lider seti oluyor.

Cuma, Mayıs 07, 2010

Dağ koşusu / yürüyüşü

Dağcılığa lisedeyken İzmir'de İDADİK'te başladım, ama gerçek anlamda dağcılığı öğrenmem ODTÜ DKSK ile oldu. Kaya tırmanışı, teknik dağcılık, kampçılık, temel ilkyardım diye uzayacak bu listenin ayrı bir yeri var bende. En az bunlar kadar önemli bir aktiviteye daha başladım o zamanlar: dağ koşusu.

Yalıncak'ta düzenli antrenman koşuları ile başlayan bu sevda artık benim için bir yaşam biçimi. Akşamüstü arkadaşlar ile patika ve orman yollarında koşmak çok keyif veriyor bana. Şansıma ODTÜ'den sonra geldiğim Stanford da dağ koşusu yapmak için fazlasıyla ideal bir bölgede. Eşim Ani ile de bu koşulardan birinde tanıştım. Onunla beraber bu zevki paylaşabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum.

Dağlara hazırlık anlamında da çok güzel antrenman olduğunu düşündüğüm bu koşuları burada yazmaya karar verdim. Artık çok da yaygınlaşan harita destekli internet siteleri koşu parkularını paylaşmayı çok kolaylaştırıyorlar. Epeyce arandıktan sonra MapMyRun.com'da karar kıldım. Reklamlar biraz can sıksa da haritalarının çeşitliliği, yükseklik bilgileri gibi özellikleri yüzünden tercih ettim bu siteyi.

DÜZELTME (13 Haziran 2010) - Biraz kullanmaya başladıktan sonra aslında olduğunu zannetiğim topografik USGS haritalarının her bölge için olmadığını farkettim MapMyRun.com'da. Dolayısıyla patikaların olmadığı haritalarda rota çizilemiyor. Böyle olunca bir süredir ertelediğim GPS'li saat araştırmalarına tekrardan başlayıp Garmin Forerunner 205 almaya karar verdim. Rotaları da connect.garmin.com adresinde paylaşmak da kolay oluyor.

İlk tanıtacağım parkur da artık Ani, Ekin ve benim klasiğimiz haline gelen Stanford Dish ve iki ekstra yokuşlu parkur. Rota burada. Genelde Lagunita Göletine yakın kapıdan giriyoruz ve saat yönünün tersine koşuyoruz (bir anda bütün yokuşları bitirmeyelim diye). Adından anlaşıldığı gibi rota Stanford'ın arkasındaki tepelerdeki çanak antenlerin etrafında turluyor. Biz de olaya tat katsın diye iki ekstra yokuş kattık (toplam 6.9 km). En iyi zamanım 35 dakika civarında. Hep koşuyoruz ama hiç foto çekmemişim, çekince ekleyeceğim.

Perşembe, Mayıs 06, 2010

Yosemite'de haftasonu


Ve ufak bir kaza raporu...

1-2 Mayıs haftasonu sezon açılışını yaptık bir arkadaşımla. bizimle beraber eşlerimiz de geldi, onlar yürüyüş yaparken biz tırmandık. İlk gün güzel geçti ama güzel başlayan ikinci gün biraz stresli bitti. Ani ile beraber yürüyüşe giden arkadaşımız Michelle patikadan ayrıldıkları bir noktada düşüp ayağını burktu. Vadi içinde telefonlar çektiği için kazadan yarım saat sonra bize ulaşabildiler. Biz durumu park yetkililerine bildirdik, onlar da hızlı bir organizasyon ile Michelle'i helikopterle aşağıya indirdiler. Hayati tehlike yoktu, ünlü YOSAR kurtarma takımının nasıl çalıştığını görmek ilginç bir tecrübe oldu. Gördüm dediysem de aslında telsiz konuşmalarını takip ettik. Etkinliğin fotoları burada.

Kaza ve sonrasının kısa bir özeti:
14:45 - Michelle patikadan ayrıldıkları bir noktada düşmüş. Vadi tabanından yaklaşık 3 saatlik bir mesafede, hedefledikleri Yosemite Point'e yakın bir noktada.
14:50 - Ani beni aradı, fakat pil harcamayalım diye saat 3'ten önce telefonları açmayacağız diye sözleştiğimiz için mesaj bırakabilmiş ancak.
15:15 - Biz yeni bir rotaya giremeye hazırlanıyorduk, hanımları arayıp da durumu kontrol edelim dedik ve kazanın haberini almış olduk.
15:30-15:45 -  Park yetkililerine durumu bildirdik. Kurtarma konusunda yetkili bir görevli hem bizden hem de ara ara konuştuğumuz kazazedelerden durumun ciddiyetini, kaza noktasını, çevrede başka yardım edecek insan olup olmadığını belirlemeye çalıştı. Kurtamanın koordinasyonu vadi içinde yer alan başka bir ofisten yapılıyormuş. Yetkili kişi onlarla bağlantıya geçip durumu bildirdi.

Bu noktada ben de Michelle'in kocası Adan da yukarı çıkmak istediğimizi belirttik ama yetkili kişi kesin bir dille ofiste kalmamızı istediğini belirtti. Her ne kadar yardım etmek istesek de ellerinde yeterince insan gücü olduğu için bize beklemekten başka bir seçenek kalmadı. Ve hatta görevli operasyon sonuçlanana kadar sizinle duracağım dedi. Anladığım kadarıyla kazazede yakınlarının panik ile işleri karıştırmasını istemiyorlar, haklı nedenlerle.

8 kişilik bir ekip (3 kadın ve 5 erkek) hızlı bir şekilde yola çıkmış kurtarma merkezinden, tahminimce 4:30 suları. Biri hemşire olan ekibin iki üyesi hafif yükle önden giderken, geri kalan 6 kişi gerekirse yaralıyı patikadan indirmek için kullanacakları sedye, tekerlek ve bir takım malzemeleri taşıyorlarmış.

17:15-17:30 civarında bir helikopter sesi gelmeye başladı. Sonradan anladığım kadarıyla önce vadiye inip kurtarmayı helikopterden koordine edecek bir görevliyi alıp tekrar havalanmış.
17:50 - İlk kurtarmacı kazazedenin yanına ulaştı. Aninin anlattığına göre Michelle'in hayati tehlikesi olmadığına karar veren kurtarmacı derhal helikopteri yönlendirebilmek için açıklık bir alana çıkmış. 5 dakika sonra ikinci kurtarmacı da gelmiş (bir kadın)
18:00 - Kurtarmacılar Ani'yi ve onlara yardım etmek için kalmış iki yürüyüşçüyü hava kararmadan aşağı insinler diyerek yollamışlar.

Biz bu noktada bir kamp yerinde yanımızda ilk konuştumuz görevli ile beraber telsiz konuşmalarını dinliyorduk. İlk tercih olarak Michelle'i helikopterle aşağı indirmek istemelerine rağmen bulundukları noktanın helikopter inişine uygun olmaması yüzünden hala sedye ile patikadan indirme olasılığını düşünüyorlardı. İlginç bulduğum nokta helikopterin aslında milli parkın değil de buralardaki eyalet polisi olan CHP denen bir kurumu ait olması. Dolayısıyla pilotun amiri CHP kurumundan, yanındaki kurtarmacının amiri ise Milli Parklar kurumundan (NPS). Kurtarmacılar helikopteri indirmek istese de pilot kurumunun onayı olmadan indirmeye pek yanaşmıyordu. Son kararı ise iki kurumun koordinasyon merkezleri aralarında konuşup verdiler. CHP'den pilota olur gelince yaklaşık 7 sularında Michelle'in sabitlendiği sedye helikopterden sarkıtılan ipe bağlandı ve yukarı çekildi. Operasyon başlamadan önce yerdeki kurtarmacı ile helikopterdeki kurtarmacı sedyeyi hangi noktadan hangi karabinaya bağlayacaklarını bir kaç kez konuştular. Ben bile uzaktan ne yapılacağını gözümde canlandırabiliyordum.

19:10 gibi helikopter Michelle ile beraber vadi tabanına indi. Vadi o kadar derin ki havadan üç tur atarak yeterince yükseklik kaybedebildi. Yanımızda duran yetkili Adan'ı Michelle'in yanına götürdü, ben de kampımızı toplayıp arada telefonla konuştuğum Ani'yi almak için patikanın başladığı noktaya gittim. Hava tam kararmadan yaklaşık 8 gibi Ani ve diğer iki yürüyüşçü aşağı indi. Michelle'in ayağında kırık varmış, Yosemite'de alçı yapıldıktan sonra yola çıktık, gece yarısını geçe Bay Area'ya vardık.

Salı, Mart 23, 2010

2010'un açılışı, kış sezonunun kapanışı


Bu sene işlerim biraz yoğun başladı. Antremanlarımı düzenli yapıyor olsam da tırmanmaya gidemedim bir türlü. Bunda biraz bu senenin bol yağışlı bir sene olmasının payı da var tabi, ah o yaramaz çocuk yok mu?

Geçtiğimiz haftasonu zincirleri kırdım ve dağa gitmeyi başardım ama. Kaliforniya'da örgütlü Sierra Club'ın Peak Climbing Section (PCS) grubunun düzenlediği bir etkinlik sayesinde kış sezonu resmen kapanmadan iki tane çıkış yapabildim Cumartesi ve Pazar. Hedef Tahoe Gölünün güneyinde kalan, Hwy 88 üzerindeki Carson Pass bölgesinde yer alan Round Top isimli dağ idi. Round Top (3164m) küçük olmasına rağmen Alpin bir his veren güzel bir dağ. Yürüyüşe 2700 metredeki bir dağ geçidinden başlandığı için çok fazla bir yükseklik kazanılmıyor çıkarken ama günübirlik bir tırmanış ile sezonu açmak için ideal bir yer.

Esas planlanan etkinlik Pazar günüydü. Fakat iki kişi organize olduk ve Cumartesi sabahtan gittik bölgeye. Arkadaşım yakınlardaki Kirkwood kayak merkezinde kaymak istediği için ben de Cumartesiyi yürüyüşle geçirmeye karar vermiştim. Bir yandan Round Top çevresinde yürüyüp bir sonraki güne hazırlık yaparım diye düşünüyor, diğer yandan da geçen sene gözüme kestirdiğim Round Top'ın Crescent Moon Couloir rotasını kar durumu uygun olursa yapabilir miyim diyordum. Hava güzel, kondisyonum da yerinde olunca Cumartesi bu rotayı Pazar da PCS'le beraber klasik Batı sırtı rotasını yaptım. Uzun süredir dağa gitmeyen biri için gayet verimli geçti yani haftasonum :)

Fotolar için şu bağlantıya bakabilirsiniz.

Not: Cumartesi akşamı yaklaşık bir 40 dakika doğuda kalan Gardnerville isimli şehirde kaldık. Nevada sınırları içinde yer alan bu kasabada birkaç seferdir Sierra Motel adlı otelde kalıyorum ve temiz odaları uygun fiyatı ile yolu düşenlere tavsiye ederim.

Çarşamba, Ocak 06, 2010

Dağ koşusu rehberiniz...


Buralarda yaptığımız koşuları liste olarak sunmaya karar verdim. Ve hatta rehber kitaplardan özenip bir de derecelendirme sistemi koydum (Zorluk, Güzellik) diye. Zorlukta 1 kolay, 4 zor, güzellikte ise 1 az güzel 4 çok güzel. Rotaları çoğunlukla Ani ile beraber koştuğumuz ve ikimizin de farklı stilleri olduğu için hem onun hem de benim derecelerim olacak bu listede.

Bay Area
- [YENİ] Pescadero Creek CP Loop [Rota - Ö(4,3) - A(4,2)]
- [YENİ] El Corte de Madera OSP Loop [Rota - Ö(4,3) - A(4,3)]
- [YENİ] Portola Redwoods SP - Slate Creek Trail [Rota - Ö(4,2) - A(4,2)]
- [YENİ] San Pedro VP - Hazelnut Loop [Rota - Ö(3,3) - A(3,4)]
- Big Basin Redwoods SP - Middle Ridge Rd + Meteor Trail [Rota - Ö(3,2) - A(3,2)]
- Big Sur 2010 Marathon - 9 Mile [Rota - Ö(1,3) - A(1,3)]
- Coyote Hills Bayview Trail [Rota - Ö(1,2) - A(1,2)]
- Fremont Older - Hunter Pt & Maisie's Peak [Rota - Ö(3,1) - A(3,1)]
- Golden Gate Bridge [Rota - Ö(1,3) - A(1,3)]
- Harvey West Park [Rota - Ö(2,2) - A(2,2)]
- Henry Coe SP - Mt. Sizer Loop [Rota - Ö(3,2) - A(4,2)]
- Henry Coe SP - Redfern Pond Loop [Rota - Ö(4,2) - A(4,1)]
- Huddart Park [Rota - Ö(3,4) - A(3,4)]
- Huddart Park - PCTR 17K [Rota]
- Long Ridge Loop [Rota - Ö(3,3) - A(2,3)]
- Mt. Diablo SP - Little Giant Loop & Eagle Peak [Rota - Ö(3,2) - A(3,2)]
- Mt. Tam SP - High Marsh Loop [Ö(3,3) - A(3,4)]
- Mt. Tam SP - Stinson Beach Loop [Rota - Ö(3,4) - A(3,4)]
- Palo Alto Foothills - Los Trancos Trail [Rota - Ö(2,3) - A(2,3)]
- Pinnacles NM [Rota - Ö(3,4) - A(4,3)]
- Point Reyes National Seashore - Arch Rock Loop [Rota - Ö(3,4+) - A(3,4+)]
- Rancho San Antonio - PG&E Trail Loop [Rota - Ö(4,3) - A(4,2)]
- Rancho San Antonio - Wildcat Loop [Rota - Ö(2,3) - A(3,2)]
- Rancho San Antonio - Wildcat & Rogue Trails [Rota - Ö(3,2) - A(2,2)]
- Redwood Park - PCTR 30K [Rota - Ö(3,2) - A(2,2)]
- Russian Ridge Loop [Rota - Ö(2,2) - A(1,3)]
- Saratoga Gap Trail (South) [Rota - Ö(2,3) - A(3,3)]
- Stanford Dish Loop [Rota - Ö(2,3) - A(2,4)]
- Windy Hill - Spring Ridge Loop [Rota - Ö(3,2) - A(4,1)]
- Windy Hill - Razorback Ridge Loop [Rota - Ö(3,3) - A(2,4)]
- Wunderlich Park Loop [Rota - Ö(3,2) - A(2,3)]
Kaliforniya

- Cathedral Lakes, Sunrise HS Camp, Echo Lake, YNP [Rota - Ö(3,4) - A(3,4)]
- Glen Aulin High Sierra Camp, YNP [Rota - Ö(3,4) - A(2,4)]
- Lake Elizabeth, YNP [Rota - Ö(3,3) - A(3,3)]
- Miner's Ridge, Prairie Creek Redwoods State Park [Rota - Ö(1,3) - A(1,4)]
- Tuolumne Grove Road, YNP [Rota - Ö(4,1) - A(4,1)]
- Vogelsang High Camp, YNP [Rota - Ö(3,4) - A(4,4)]
- Yosemite Point, Yosemite National Park [Rota - Ö(4,4) - A(4,4)]
Diğer
- Amphitheater Lake, Grand Teton NP [Rota - Ö(2,3) - A(2,3)]
- Balkan Dağları - Bulgaristan - Peak İspolin [Rota - Ö(3,3) - A(3,4)]
- Balkan Dağları - Bulgaristan - Tryavna-Bojentzi Yürüyüşü [Rota - Ö(2,3) - A(2,3)]
- Chamonix - Lac Blanc-Planpraz Yürüyüşü [Rota - Ö(3,4) - A(4,4)]
- Chamonix - Montenvers Yürüyüşü [Rota - Ö(3,3) - A(3,3)]
- Central Park Loop - NYC [Rota - Ö(1,3) - A(1,3)]
- Hidden Lake, Glacier NP [Ö(2,4) - A(1,4)]

Pazartesi, Kasım 30, 2009

Bishop'da kısa kaya


Şükran günü haftasonu Ani ile tırmanış bölgeleriyle ünlü, bozkırın ortasında bir dağ kasabası olan Bishop'a gittik. 4-5 gün diye planladığımız etkinlik hava bozunca üç gün sürdü ama çok güzel bir bölgeyi keşfetmiş olduk.

Bishop özellikle kısa kayasıyla dünyaca ünlü. Araba ile en fazla bir saat mesafede onlarca tırmanış bölgesi var değişik kaya yapasında. Neredeyse çöl denebilecek bir bozkır olduğu için burası, kamp da toz içinde güneş altında oluyor (tabi nadiren de olsa yağmura ve rüzgara yakalanmadıysanız).

Burada kısa kaya tırmananlar da ilginç bir profile sahip. Dağcı diyemeyeceğim çünkü yaptıkları fiziksel olarak zor olsa da (V5-V6 gibi kısa kaya skalasının ortasındaki dereceler 5.12'nin üstüne denk geliyor) bir dağcıdan ya da tırmanıcıdan çok kaykaycıları andırdılar bana. İlginç bir ortak özellikleri de pek çoğunun yanında köpeği ile dolanmasıydı. Haliyle uzun duvara köpeğiniz ile girmek mümkün değil tabi.

Dereceleri zor, kayası el yıpratıcı bu çöl kasabasında üç güzel gün geçirdik, işte fotoğraflar.

Salı, Ekim 27, 2009

Middle Cathedral'de iki rota


Ekim ayında güzel bir haftasonu denk gelince kaçırmıyoruz Yosemite'de tırmanma fırsatını. Royal Arches tırmanışını yaptığım arkadaşla beraber iki süper rota daha çıktık bu hafta. Vadinin güney kıyısında kalan Middle Cathedral bloğu üzerinde East Buttress (5.9, A0, 9 ip) ve Central Pillar of Frenzy (5.9, 5 ip).

İki rota da Yosemite klasikleri içinde sayıldığı için yoğun trafik alıyor normalde, hele de Kuzeye baktıkları için sıcak aylarda. Ama Ekim ayı gerek tırmanıcıların gerekse normal turistlerin azlığı açısından vadiye gitmenin tam vakti olduğu için biz rahattık. İki rotaya da ikinci ekip olarak girebildik. East Buttress çoğunluğu 5.7-5.8 aralığında giden uzun bir rota. Tavsiye edilen 11 ip boyu ama biz 60 m'lik iple ikişer ip boyunu birleştirip 9 ipte çıktık. En zor kısmı 5.10c fakat orası da malzemeye asılarak kolayca yapay çıkılabiliyor. Frenzy daha zor bir rota, daha dik ve 5.8-5.9 aralığında bütün ip boyları. İki rota da 'klasik' tanımını fazlasıyla hakediyor kanımca, çok keyifliydi tırmanışlar.

Fotolar şu linkte.

Salı, Ekim 13, 2009

Karafatma Tepesi -- Hey gidi günler hey...


Bu foto bizim evin önünden çekilmiş (Bahçelievler, İzmir), mesajlarımı temizlerken kuzenimin attığı bir e-postanın ekindeydi. Çocukluğum boyunca bu kayalarda bir aşağı bir yukarı dolanmıştım, her bir karışını bunca sene sonra bile hala hatırlarım. Biraz fazla geyik olacak ama neden dağcı olduğuma Freud'cu bir yaklaşım diyeceğim :)

Pazartesi, Ekim 05, 2009

Royal Arches (5.8 A0, 15 ip)


Geçtiğimiz Cumartesi (3 Ekim) Yosemite'deki 'en kolay uzun duvar' diye bilinen Royal Arches rotasının 5.8'lik bir varyasyonunu çıktık bir arkadaşımla. 15 ip boyu çık çık bitmeyen rota epeyce kalabalıktı, benim sayabildiğim 7-8 ekip vardı. Rotanın kilidi A0'ın nedeni olan bir geçiş. Kaynak kitabın 5.10b diye derecelendirdiği pasajı serbest geçmek de o kadar güç olmadı. 9:30 gibi başladığımız rotayı 4 gibi tamamlayıp vakit geçirmeden ip inişine başladık, keza 10 ip inecektik daha. Tahmin edeceğiniz gibi eller kapkara bittirdik günü :)

Rota güzeldi ama esas ilginç hikaye rotaya girmeden geldi başıma. Cuma akşamı parkın dışında geceleyip sabah kahve almak için durmuştuk vadi içinde. Tezgaha gittim, kahvemi istedim. Sırada arkamda epeyce iri, kirli saçlı bir adamın durduğunu farkettim. Kahve servisi yapan bayan 'triple espresso?' diye sordu ona. Herhalde parkın icinde yaşıyor bu adam oldum. Azıcık uzaklaşınca elemanın Dean Potter olduğunu farkettim! Olayın en çok hoşuma giden yanı, Potter'ın benim boyutlarımda olduğunu görmekti açıkçası. O kadar çok serbest solo + base jump yapan biri ki Potter, herhalde kendi boyutlarına uygun partner bulmak zor olduğu için bir başına tırmanma olayina sarmıştır diye düşündüm.

Etkinlik fotoları bu linkte...

Cumartesi, Eylül 26, 2009

Geleneksel tırmanış (1) -- Malzeme düzeni

Lider setinin detayları şu linkte.

Fotolar anlatıyor bütün hikayeyi ama ben önemli bulduğum noktaları burada özet geçeyim.
>> Hem boynuma emniyet malzemesi asmayı sevmediğim için hem de yazıyı ortalama büyüklükte bir set için yazdığımdan bütün malzemeleri koşumda taşıyorum. Böyle daha rahat hareket edebiliyorum.
>> Burada başladığım bir alışkanlık yaylı takozların herbirini ayrı karabinalarda taşımak oldu. Özellikle sıkışık pozisyonlarda malzeme takmak çok kolay oluyor böylece. Yaylı takozları ayrı karabinalarla taşımaya başlayınca onlar için olan uzatmaları da karabinalarıyla beraber boynuma asarak taşıyorum.
>> Eskiden yapmadığım bir şey de istasyon için kurdela denen yardımcı ipi taşımaya başlamak. Kurdela ile istasyon olasılıklarınız çok artıyor, kullanmaya alıştıkça kurma süreniz de hızlanıyor.
>> Üzerimde dağda kullanamayacağım malzeme taşımamaya çalıyorum. Mesela nutkey üzerinde gerektiğinde Pürsik olarak kullanılabilecek bir yardımcı ip var. Aynı şekilde toz torbamı da böyle bir yardımcı ip ile taşıyorum.

Geleneksel tırmanış üzerine yazılar -- Önsöz

Dağcılık ile ilgili yazılı kaynak toplamaya meraklıydım hep, ama çalışmaya başladıktan sonra daha çok kitap almaya başladım (nedense? :) Karıştırdığım onca kitabın içinde eksikliğini gördüğüm en önemli nokta insanların kişisel malzeme tercihlerinden ve kullandıkları emniyet sistemlerinden pek bahsetmemeleri oluyor. Belki sponsorluk ve/veya reklam olmasın kaygısı ile ama daha hiç bir kaynakta yazar lider tırmanırken hangi malzemeden kaçar tane taşıyor yazdığını görmedim.

Türkiye'de başladım tırmanışa ama seneler içinde buralarda epeyce değişti kullandığım sistemler. Hala da oturtamadığım şeyler var ama doğal olan da bunun devamlı gelişme sürecinde olması sanırım. Benim avantajım çok sayıda tırmanış bölgesinin olduğu Kaliforniya'da yaşamak; bir rotada istasyon kurmak için harcadığım 15 dakikadan sonra kulağı kesik bir tırmanıcının arkamdan gelip beş dakikada benim hiç hayal edemeyeceğim bir sistemi kurması hala başıma geliyor arasıra.

Eksikliğini gördüğüm için edindiğim tecrübeler üzerine birşeyler yazmak istedim. Aklımdaki Türkiyede ve buralarda öğrendiklerim üzerine ufak çaplı bir yazı dizisi, fırsat buldukça bu konuda yazacağım. Az laf çok foto'yu tercih ettiğim için bloga sadece önemli gördüğüm noktaları koydum, detaylar için fotolara bakın lütfen. Yorumlarınızı ve önerilerinizi bekliyorum.

Çok klasik olacak ama ufak bir uyarı koymaya da karar verdim önsöze. Sonuçta bu yazı dizisinde anlattıklarım benim kısıtlı tecrübelerime dayanıyor ve okuyucular bunları denemeden önce iki defa düşünüp üç defa tartalarsa iyi olur. Geleneksel tırmanışın belki de en önemli noktası doğaçlama. Burada önerdiklerimin uygulaması rotanın gerektirdikleri kadar sizin tecrübenize de çok bağlı.

İlk yazımı malzeme düzeni konusuna ayırdım. Buradaki set Yosemite'de ya da Sierra Nevada dağlarında tam günlük bir tırmanış için uygun. Rotanın birkaç tane kolay yapay hamle haricinde serbest tırmanılabileceğini varsayıyorum. Yine de bu yazının ideal rotası Alpin tarz az malzemeli tırmanıştan çok malzeme atılabilen ve yükseklik hissinin olduğu, ara ara asılı emniyet almanın gerekebileceği uzun duvar rotası. Yıllardır Türkiyede tırmanmadığım için çok kesin konuşmayayım ama bu set ile Aladağlar'daki çoğu rotaya da girilelir sanırım. Tam gün derken gerekirse sabah çok erken başlayarak rotaya ulaşma + tırmanış + inişin en fazla 16-18 saat süreceğini ve akşam yorgun argın kamp yerine dönebileceğinizi varsayıyorum (bir aksilik olmazsa tabi). Emniyet istasyonu sistemleri ve aksiliklere karşı önlemler de ayrı birer yazı konusu.

Steve House


Geçtiğimiz hafta Pazartesi (14 Eylül), Palo Alto'daki Patagonia dükkanında ünlü dağcı ve alpinist Steve House'un bir sunuşunu izleme fırsatı buldum. Stanford Alpine Club'ın da destek olduğu organizasyona katılım fena değildi. Yaklaşık 50 kişi ile beraber House'un yeni kitabı Beyond the Mountain hakkında bir sunum izledik. Fırsattan istifade kitabı aldım tabi ki, okuyunca yorumları mı da yazacağım buraya.

House'un kitabi uzun süredir sponsoru olan Patagonia tarafından basılmış. Sunum da kitabın içeriğini takip etti; dağcılık ile ilk tanışmasından başlayarak büyük dağlar ve zorlu yüzeylerdeki serüvenlerinden, seneler içinde stilindeki değişimden ve tabi ki ünlü tırmanış partnerlerinden bahsetti.

Sunumda çektiğim fotolar ve videolar şu linkte ama kısa kısa ilgimi çeken noktalar şunlar oldu:
>> Dağcılığa lise sonunda değişim öğrencisi olarak gittiği Slovenya'da başlamış. Yugaslavya'ya Komünist sistem dağılmadan gitmiş; dünyayı gezmeyi sevseler de Amerikalılar için sıradan sayamacağım bir ülke seçimi.
>> En ünlü tırmanışını yaptığı (ve hatta bununla Piolet d'Or aldığı) Nanga Parbat'a ilk defa da Slovenya'da geçirdiği sene gitmiş. Amerikalı bir gencin Komünist bir devlet sponsorluğunda Himalayalarda ekspedisyona götürülmesi ilginç gerçekten.
>> 'Başarılı çıkışlarımdan çok başarısız etkinliklerim' oldu vurgusunu da beğendim. Nanga Parbat Rupal Yüzünü ikinci denemesinde çıkmış mesela, ilki Bruce Miller ile 2004'te.
>> Piolet d'Or sahibi biri olarak dağcılığın ödüllendirilmesi mantığına da dokundu haliyle. Rusların yaptığı büyük etkinlikleri beğenmemesinin en büyük nedeni olarak dağa verdikleri kalıcı zararı gösterdi (sabit ipler, ağır boltlama, onca adamın uzun sürede biriken çeri çöpü vs.), ama yine de ödüllendirme sisteminin yeni halini de pek beğenmediğini söyledi (bakınız Piolet d'Or yazım).
>> Günümüz alpinizminin üst çıtasını belirleyen bir insan olarak dağcılığın 'bir sonraki büyük adımını' hızlı solo Himalaya çıkışlarda gördüğünü belirtti. Buna benzer bir çıkışı Karakorum'da K7'nin (6858m) Güneybatı yüzünde yapmıştı. Bu etkinlikte taşıdığı toplamda sadece 3.5 kg'lik malzeme başlı başına bir dağcılık dersi konusu olur (o malzemelerin olduğu aşağıdaki fotoya dikkat).

Çarşamba, Eylül 16, 2009

Snake Dike


DKSK'dan arkadaşım Erdem Amerika turunun bir ayağında Kaliforniya'ya geldi. Buralardayken Yosemite'de tırmanalım dedik ve Cuma gecesi (11 Eylül) vadide buluştuk. Cumartesi ısınma amaçlı önce Munginella (5.6, 3 ip) adında klasik bir rota çıktık, ardından epeydir niyetlendiğim, aynı blokta (Five Open Books) başka bir rota olan Commitment'a (5.9, 3 ip) girdik. Rota 'splitter crack' dedikleri cinsten güzel bir 5.8'lik bir çatlak ile başlıyor, 5.7'lik ikinci ip boyundan sonra 5.9'luk bir balkon geçişinin olduğu 3. ip ile bitiyor. İki rotayı da tırmanmak çok keyifli idi, onca yorgunluktan sonra günü 5.10a'lık bir spor rota ile bitirdik: Pole Positon (Church Bowl bloğunda).

Akşamı North Pines kamp yerinde geçirdik. Yosemite Vadisinin içinde dört kamp yeri var, bunların üçü parkın genel ziyaretçileri için hazırlanmış kamp yerleri (Lower, Upper ve North Pines). Bunlar daha düzenli ve temiz belki ama Camp 4 kadar ünlü (ve cibiliyetli) değiller. Camp 4 nesiller boyu tırmanıcıların ana kampı olmuş, özgür ruhlu bir kamp yeri. Ne yazık ki bu popüler kamp yerinde yer bulmak için sabah erkenden sıraya girmeniz, şansınıza o gün ayrılan birinin yerini kapmanız lazım. Bizim gibi haftasonu tırmanıcıları için pek uygun değil yani. Yıllardır buralarda yaşamama rağmen ben daha bir gece bile geçiremedim orada. Belki bir haftasonu kaya tırmanmak değil de Camp 4'da kalmak amaçlı gelmek lazım!

Neyse, sözün özü tıfıl kampımızda geceyi geçirdik ve Pazar sabah erkenden kampı toplayıp Half Dome tarafına yola koyulduk. Half Dome'un batı sırtında yer alan ünlü Snake Dike rotasını çıkacağız. Elimizde kitapta 12 saat yürüyüş+tırmanış dediği için erken başladık güne. Sabah farkettik ki bizim erken zannetiğimiz saat (6'da kalkıp 7 gibi yürümeye başlamak) ortalama Half Dome yürüyüşçüsü için geçmiş bile; patika yaşlısı, genciyle yüzlerce insanla doluydu.

Üç saatlik tempolu bir yürüyüşten sonra rotanın girişine geldik. İlk iki ip boyunda 5.7'lik hamleler var, geri kalan ipler ise 5.3-5.4 ama 'runout' dedikleri cinsten malzeme aralıkları çok geniş. Yosemite manzarası + sağlam kaya + kolay hamleler, buyrun size çok keyifli bir rota tarifi... Dört buçuk saat sonra zirveye gelebildik. Eylül olduğu için çok da kalabalık yoktu zirvede. Çıkış kolaydı ama dönüşteki kablolar acayip stres etti beni. Akşam üstü yorgun ama keyifli bir şekilde bitiridik dönüş yolunu ve 8 gibi eve yola koyulduk.

Etkinlik raporu ve fotolar için şu linke bakabilirsiniz.

Pazartesi, Ağustos 31, 2009

Matthes Crest


Cumartesi (29 Ağustos) Yosemite Milli Parkında yer alan Matthes sırtı geçişini yaptık bir arkadaş ile; 11000 ft'e yaklaşan yüksekliği ve gerçek bir bıçak sırtını andıran görüntüsü ile güzel bir rota. O kadar uzun süredir bu irtifada teknik rota tırmanmadığımdan azıcık çarptı diyebilirim. Yine de kaliteli kayası yapısı ve muhteşem manzarası ile bütün yorgunluğumuza deydi :) Buyrun fotolar...